yazarmezar.com

Edebiyatçıların Mezarları

AŞIK SUMMANİ (BABA)

 

 

AŞIK SUMMANİ (BABA)
( 1861- 1914)
Erzurum

     1860 yılında Erzurum'un Narman ilçesinin Samikale köyünde doğmuş,1915 yılında ölmüştür.Asıl adı Hüseyin; aile lakabı Kasımoğulları'dır.
     Sümmani adını soranlara şöyle yanıt vermiştir:
     
     Ben bu aşkın cenunuyam, pirişan derler bize
     Aşk ile sermest olmuşum, zernişan derler bize
     Ervah-ı ezelde Hakk'a ikrar edenlerdeniz
     Saye-i Resulüllah'dan ehl-i iman derler bize
     
     Ta ezelden Lebbeyk kelamı söyledi lisanımız
     Cemala müşerref etsin halk eden Hallakımız
     Es-Seyyidü'l-Ahmedi Bedevi sultanımız
     Bezm-i tarikat içinde dervişan derler bize
     
     Elestü bezminde Hakk'a ikrar eyledi ervahımız
     Hamdolsun hamdu senalar, Hakk'a doğru rahımız
     Halife-i ray-ı zemin şahımız, sultanımız
     Tabiatı, vilayeti Ali Osman derler bize
     
     Adem Safiyullah'dır bizim adımız, ecdadımız
     Vilayetten sorarsan çöl Narman'dır yerimiz
     Sebavetten sorarsan bil Hüseyin adımız
     Aşıkanlar zümresinde kul Sümman derler bize
     
     Sümmani,bir süre çobanlık yaptıktan sonra,saz çalmayı öğrenmiş,düşünde gördüğü Gülperi adlı sevgiliyi aramak için Kafkasya,İran,Afganistan, Hind ve Turan'ı dolaşmıştır.Ardahan,Kars ve Posof'a gitmiş bir ara Kırım'da bulunmuştur.Zülali, Erbabi,Muhibbi,Celali ve Aşık Şenlik'le dostluk kurmuştur.
     Aruz ve hece ölçüsüyle birçok gazel, müstezat ve divanı bulunan Sümmani 5 Şubat 1915'te Samikale vefat etti ve buraya defnedildi.
     Ne gariptir ki öldüğü gün, dünyada kavuşamadığı Gülperi de hayata gözlerini yummuştur.
     
     
     AŞIK SÜMMANİ’NİN HAYATINI BİRDE TORUNU AŞIK NUSRET SÜMMANİOĞLUNDAN* DİNLEYELİM.
     
     Aşık Sümmani Rumi 1277 Miladi 1861 yılında Erzurum’un Narman kazasının Samikale köyünde doğdu. 1914’te (54) yaşında vefat etti.
     Aşıklık başlangıcı (Torunu Nusret Sümmanioğlunun anlattıkları):
     Hasan oğlu Hüseyin (Sümmani) 11 yaşında iken Samikale köyünde bulunan Şekerli düzünde Hızır Aleyhi selama rastlar. Hızır aleyhi selam sorar “Hüseyin oğlum bu köyün adı nedir?” Hüseyin “Samikale” diye cevap verir. Hüseyin Şekerli düzünde koyun otlatmaktadır. Bu kez Hızır Aleyhi selam sorar “oğlum Hüseyin , ekmeğin var mı?” Hüseyin’in davarcığında iki ekmeği vardır. Çıkarır birini verir. Hızır Aleyhi selam ekmeği geri verir. Hüseyin sorar “Amca neden ekmeği geri veriyorsun?” O zaman kendisinin Hızır olduğunu Hüseyin’e söyler ve derki “Hızır ekmek yemez”
     Hızır Aleyhi selam Hüseyin’e “Gel otur oğlum, dizimin dibine” der. Dualar öğretir. Ve derki bu buluşma ve dualardan kimseye kırk gün söz etme. Kırk birinci günü Ablak taşının dibine git Hak tarafından taksimatın verilecektir. Sonrada kaybolur gider.
     Hüseyin kırk gün bu duaları okur. Kırk birinci gün ablak taşının önüne gider. Vakit öğle namazı vaktidir. Abdest alma vesilesiyle uykuya dalar. Rüya aleminde kırk tane kuş görür. Bu kuşlar yukarıdan yere ayak basanda beni Adem suretine girerler. Bade içirirler. 18 saat baygın Ablak taşının dibinde yatar. Gözünü açar hiç kimse yoktur. Karanlık olmuş vakit gece yarısı. Ağlar. Bir ses “Korkma oğlum buradayım” Bakar ki kırk gün önce Şekerli düzünde rastlayan Hızır Aleyhi selam at üzerinde duruyor. Hüseyin’i alır kucağına ve köyün kenarına getirir. Attan indirir ve der ki ”Oğlum adın Hüseyin’dir, mahlasın Sümmanî . Siz için dünyada kavuşmak haram” Sonra gözden kaybolur.
     İşte Sümmani’nin aşıklık başlangıcı ve adı bu şekilde başlar.
     Samikale köyünde yatsı namazından sonra insanlar sıra türküsü ve sohbetler yaparlarmış. Hüseyin çocuk olduğundan sıra türküsüne katılamazmış. Bunu da şu dörtlükte dile getirmektedir:
     
     Binikiyüzyetmişyedi devrinde,
     Emrettiler geldur nöbete beni.
     Sübyan lisanımda eklişirimde,
     Katmadılar sohbete beni.
     
     Yine medresede sıra türküsünde Sümmani türküsüne başlar böylece aşıklığı başlamış olur. Rüyasında kendisine bade tepsisini sunan Gülperi’yi aramaya koyulur.
     
     Sabah seherinde oldum perişan,
     Bir nur doğdu alem oldu urişan.
     Selam verdi geldi üçdek devrişan,
     Lisanları bir hoş sedası tek tek.
     
     Abdesten aldılar uyandım habdan,
     Aslımız yapılmış haki turabdan.
     Üç harf okuttular yeşil yapraktan,
     Okudum harfini noktası tek tek.
     
     Nuş ettim badesini gördüm rengini,
     Tam onsekiz saat sürdüm cengini.
     Yar yüzünde saydım üçbeş benini,
     Halhalın altında hırdası tek tek.
     
     Lisanları düzgün eyler niyazı,
     Onlarda mevcuttur ilmi elfazı.
     Dediler gah kılak namazı,
     Yığıldı aldılar abdesi tek tek
     
     Okudum harfini zihnim bulandı,
     Yarelerim göz göz oldu sulandı.
     Baktım çar etrafa kadeh dolandı,
     Nuş ettim kırkların badesin tek tek.
     
     Bana derler Sümman gel etme meram,
     Kişiyi çürütür derdi ile verem.
     Biz için dünyada kavuşmak haram,
     Böyle kalem çalmış Hüdası tek tek
     
     Sümmani'nin bir kaç tane de "Destanı" vardır. Bunlardan birisi 1309 yılında, Tortum'da vuku bulan bir heyelan neticesinde dağın kayması ve kopmaşı ile "Hınzorik" Köyü'nün batması veya ortadan kaybolmasıdır. Rivayete göre "Tortum Şelalesi" bu heyelan neticesinde meydana gelmiştir.

AŞIK SUMMANİ (BABA) mezar yeri ve fotoğrafı, AŞIK SUMMANİ (BABA) biyografisi

Erzurum, AŞIK SUMMANİ (BABA) hakkında kapsamlı bilgiler

AŞIK SUMMANİ (BABA)

Sunumlar sayfasına
ulaşın.

Görüşlerinizi bildirin.

Site sahibiyle iletişime geçin.

Her hakkı saklıdır. © 2009 Yazar Mezar Ana Sayfa Yazar Mezar Görüş Bildir İletişim

Yazar Mezar